<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadın Sitesi, Kadınlar Kulubu, Sağlık, Moda, Güzellik, Makyaj,Siteleri</title>
	<atom:link href="http://www.kadin-sitesi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadin-sitesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Jan 2012 14:51:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Gribe Ne iyi Gelir</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/gribe-ne-iyi-gelir.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/gribe-ne-iyi-gelir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 14:38:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5853</guid>
		<description><![CDATA[Kısacası gribe iyi Gelecek bir ilaç Neredeyse Yok Gibi. Kendimden Örnek veriyim. Gribe Yakalanırsam Öyle Yada böyle 5 Güne Geçmiyor Uzmanlarında Dediği Gibi ilaç içilirse 5 Güne ilaç içilmezse 7 Güne iyileşiyorsun. ama bu Yazımı Okuyupda Nasıl olsa Böyle Diyip ilaç içmemezlik yapmayın yine Kendimden örnek Veriyim. Gribe Yakalandım ve ilaç Kullanmadım Göğsümdeki o hırıltı ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kısacası gribe iyi Gelecek bir ilaç Neredeyse Yok Gibi. Kendimden Örnek veriyim. Gribe Yakalanırsam Öyle Yada böyle 5 Güne Geçmiyor Uzmanlarında Dediği Gibi ilaç içilirse 5 Güne ilaç içilmezse 7 Güne iyileşiyorsun. ama bu Yazımı Okuyupda Nasıl olsa Böyle Diyip ilaç içmemezlik yapmayın yine Kendimden örnek Veriyim. Gribe Yakalandım ve ilaç Kullanmadım Göğsümdeki o hırıltı bir kaç ay devam etti ve üzerimden Hastalığı Atamadım. Kısacası ilaç kullanmak Yinede Şart. <span id="more-5853"></span></p>
<p>[reklam_metin] Gripde Asıl Önemli Olan Gribe Yakalanmamanın Yolunu Bulmak. Gribi önleyen Yiyecekler Yemek ve kendinizi Tanımak Eğer Bİyerinizin Üşüdüğünü Hissetiyseniz Hemen Giyinin Nekadar Kalın Olursa Olsun Gribe Bir Şekilde Kendinizi Tanıyarakda Önlem alabilirsiniz&#8230;</p>
<p>Prof. Dr. Orhan Özturan, gribe şifa olacak herhangi bir ilacın olmadığını soğuk algınlığı veya gribe yakalanmamak için yapılması gerekenleri anlattı&#8230;</p>
<p>Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Orhan Özturan, soğuk algınlığı veya gribe şifa olacak bir ilaç olmadığını belirterek, bu hastalıklardan korunmak için sık el yıkama alışkanlığı sağlanması, koyu yeşil, kırmızı ve sarı renkteki meyve ve sebzeler yenilmesi gerektiğini ve her gün bir kase kaymağı alınmış yoğurt yenilmesi önerisinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Özturan,  yaptığı açıklamada, kış aylarında, pencerelerin kapalı tutulduğunu ve havalandırmanın kısıtlı yapıldığı kapalı<br />
mekanlarda insanlar birbirlerine daha yakın zaman geçirdiği için soğuk algınlığı ve gribin daha sık görüldüğünü belirtti.</p>
<p>Soğuk algınlığı veya gribe şifa sağlayacak bir ilaç bulunmadığını vurgulayan Özturan, &#8220;Bazı ilaçlar ve tavsiyeler sizin kendinizi daha iyi<br />
hissetmenizi sağlamak amacıyla uygulanır. Bu nedenle korunma yöntemleri daha fazla önem kazanır&#8221; dedi.</p>
<p>Özturan’ın verdiği bilgiye göre, soğuk algınlığı ve gribe yakalanılmasını azaltacak ve hastaları rahatlatacak 18 tavsiye şöyle:</p>
<p>&#8220;-Sık el yıkama alışkanlığı edinin. Ellerine hapşıran hastaların dokunduğu eşyalarda virüsler saatlerce ve hatta günlerce canlı kalabilir. Bu eşyalara dokunan sağlıklı bireylere virüsler bulaşabilir. Elinizi yıkama imkanınız yoksa el temizleyici spreyler kullanın.</p>
<p>Yüz vücuda giriş olduğu için gözler, burun veya ağızla oynama veya dokunma alışkanlığından kaçının. Soğuk algınlığı ve grip virüsleri, sıklıkla yüzle olan temasla bulaşabilir. Hapşırma sonrası ellerinizi yıkamadan önce gözlerinize veya ağzınıza dokunmayın. Bu kurala uyarak, aynı virüsle hastanın tekrar hastalanmasına engel olabilirsiniz.</p>
<p>Burun akıntısını yutmayın, sümkürerek çıkarmaktan kaçınmayın. Bu sizin vücudunuzdan enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların atılma yoludur. İki burun deliğini birden tıkayarak sümkürmek, kulağa basınç artışına ve mikropların kulağa kaçmasına neden olabilir. Bu nedenle her bir burun deliğini ayrı ayrı tıkayarak diğerinden sümkürme yapın. Hapşırma ve sümkürme esnasında kağıt mendil kullanın ve bu mendili bir çöp kutusuna atın. Kağıt mendil bulamadığınız takdirde sol elinizin dirseğine doğru hapşırın.</p>
<p>Bol vitamin alın. Vitaminleri ilaç olarak almak yerine koyu yeşil, kırmızı ve sarı renkteki meyve ve sebzeler tüketerek sağlayın. C vitamini<br />
bağışıklık sisteminizi güçlendirerek hastalanmanıza engel olacak veya hastalandığınızda virüslere karşı bağışıklık sisteminize güçlü bir destek sağlayacaktır. Sebze ve meyve yeme imkanınız olmadığı takdirde vitamin hapları tavsiye edilebilir. Çinko, kalsiyum, magnezyum ve demir gibi mineraller de faydalıdır.</p>
<p>Sıcak tavuk suyu çorba, hem sıvı hem de protein alımı için gayet faydalıdır. Çorbanın sıcaklığı burun ve boğaz şikayetlerini azaltır.</p>
<p>Her gün bir kase kaymağı alınmış yoğurt yemenin soğuk algınlığını yüzde 25 oranında azalttığı bazı çalışmalarda gösterilmiştir. Yoğurdun içindeki faydalı bakterilerin vücudun soğuk algınlığı ve griple girdiği savaşta bağışıklık sistemiyle ilgili maddelerin üretimini uyararak, yararlı olduğu düşünülmektedir.</p>
<ul style="display: inline !important;">
<li style="display: inline !important;"><strong><br />
</strong></li>
</ul>
<ul style="display: inline !important;">
<li style="display: inline !important;"><strong>Sigara içilmemesi önerisi</strong></li>
</ul>
<p>Burun ve akciğerlerimizi döşeyen örtünün üzerinde ince yapışkan bir sıvı tabakası vardır. Bu tabakayı hareket ettirerek temizliği sağlayan ve saniyede 10 defa hareket eden süpürge gibi tüyler bulunur. Sigara dumanı bu yapışkan sıvıda kurumaya, tüylerde felç meydana getirerek virüslerin temizlenmesine ve solunum yollarından uzaklaştırılmasına engel olur. Bir tek sigaranın içilmesiyle solunum yolu tüylerinde 30-40 dakika kadar felç meydana gelmektedir. Bilimsel çalışmalar sigara kullananların daha ağır ve daha sık soğuk algınlığına ve gribe yakalandıklarını göstermektedir. Sigara dumanı ile aynı mekanda bulunmak dahi tek başına bağışıklık sistemine zarar verebilmektedir.</p>
<p>Alkol kullanımı bağışıklık sistemini çeşitli yollarla baskılar. Ağır alkol bağımlılarında enfeksiyonlar ve komplikasyonları daha sık meydana gelmektedir. Alkol, vücutta su kaybına da neden olarak zarar vermektedir.</p>
<p>Grip mevsiminde kalabalık ortamlardan ve hastalanmış kişilerle yakın ilişkiden kaçının. Tokalaşma, sarılma ve öpüşme yerine Japonlar gibi başınız ile selamlaşın. Eğer onlarla tokalaşmak gibi bir temas zorunluluğu söz konusu olduğunda ilk fırsatta ellerinizi yıkayın.</p>
<p>Hastalandığınızda vücudunuzun enerjisinin önemli bir kısmı bağışıklık sisteminin artan ihtiyacına verileceği için enerji sağlayan sağlıklı gıdalar alınız. Bal, enerji veren, öksürüğü rahatlatan ve mikropları öldürücü tesirleri olan bir gıdadır. Ağızdan alınan içeceklere bal eklenebilir. Ancak bal 1 yaşından küçük çocuklara verilmemelidir.</p>
<p><strong>İstirahatin yararı</strong></p>
<p>Stres ve aşırı yorgunluk bağışıklık sistemini zayıflatan bir faktördür. Stresinizi azaltacak meditasyon, gevşeme egzersizleri ve istirahat yararlıdır. Akşamları erken yatarak bağışıklık sisteminizin hastalıkla mücadelesinde gerekli enerjiyi sağlamalısınız.</p>
<p>Ateşiniz olmadığı sürece egzersizlerinizi ihmal etmeyin. Egzersiz vücut ısısını arttırarak vücudunuzu işgal etmiş olan mikropların tahrip edilmesine yardım eder. Egzersiz sırasında terleme ve bol sıvı alımı ile vücut sıvıları tazelenir, toksinler atılır. Düzenli egzersiz, vücudunuzda soğuk algınlığı ve grip virüsleri ile mücadele eden hücreleri arttırır.</p>
<p><strong>En az 8 bardak su</strong></p>
<p>Vücudunuzun günde 8 su bardağı suya ihtiyacı vardır. Hastalandığınızda en az bu kadar, tercihen daha fazla su içmelisiniz. Ilık su, zencefil, bal, limon, tarçın, adaçayı, ıhlamur, ekinezya çayı gibi içecekler yararlıdır. Süt ve sütlü içecekler vücut salgılarında koyulaşmaya neden olacağı için soğuk algınlığı veya grip durumunda içilmemelidir.</p>
<p>Havanın durumuna göre terlemeyecek ve üşümeyecek şekilde giyiminizi ayarlayın. Serin ortamlarda başlık, bere, boğazlı kazak, yünlü çorap giyilebilir. Ilık ortamlarda fazla giysiler çıkarılmalıdır. Soğuğa maruz kalma ve/veya ıslanma bağışıklık sisteminde zayıflamaya neden olur. Eğer soğuğa maruz kaldıysanız veya yağmurla ıslandıysanız en kısa zamanda vücudunuzu ısıtmalı ve kurulanmalısınız.<br />
Buhar banyosu, sıcak bir hamam veya sauna ortamı çok yararlı olabilir.</p>
<p>İlave bir yastık kullanmanız burun tıkanıklığınızı azaltarak, daha rahat bir uyku sağlayacaktır.</p>
<p>Soğuk algınlığı ve grip hastalıkları virüsler tarafından meydana geldiği için antibiyotikler etkili değildir, kullanılmamalıdır. Antigripal ilaçlar alınabilir. Ancak 5-7 gün sonra durumunuz düzelmediği takdirde bakteriyel enfeksiyonlar gelişebildiği için antibiyotikler kullanılabilir.</p>
<p>Grip aşısı her yıl kendini değişikliğe uğratan grip virüsüne karşı yeniden üretilen bir aşıdır. Eylül-Ekim ayları yapılması için en uygun bir<br />
zamandır. Kronik hastalığı, bağışıklık sistemi zayıf olanlara ve yaşlılara mutlaka yapılmalıdır.</p>
<p>Soğuk algınlığı veya gripli durumda uçak yolculuğu sırasında özellikle inişte östaki tüpünün kulak basıncını dengeleyememesi nedeniyle ciddi kulak rahatsızlıkları meydana gelebilir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/gribe-ne-iyi-gelir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çinliler Yumurtayıda Taklit etti</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/cinliler-yumurtayida-taklit-etti.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/cinliler-yumurtayida-taklit-etti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 02:43:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5845</guid>
		<description><![CDATA[Çinliler taklitte Sahtecilikte Sınır tanımıyor. Sonunda Yumurtayıda Taklit ettiler. Çin in Şadong kendtinde bir mekana baskın yapan görevliler burada, sağlığa zararlı olan yapay yumurta üretildiğini tespit etti.  Çinli yetkililer, yumurtaların yapımında endüstriyel kimyasallar ve katkı maddelerinin kullanıldığını açıkladı. [reklam_metin] Kimyasal yumurtalar, gerçeğinin 5&#8242;te 1&#8242;ine mal oluyor. Uzmanlar, yapay yumurtaların kabuğunun kalsiyum karbonattan, içininse sodyum aljinat, şap, jelatin ve yenebilir kalsiyum ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-5846" title="taklit yumurta" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/taklit-yumurta.jpg" alt="taklit yumurta" width="272" height="204" />Çinliler taklitte Sahtecilikte Sınır tanımıyor. Sonunda Yumurtayıda Taklit ettiler. Çin in Şadong kendtinde bir mekana baskın yapan görevliler burada, sağlığa zararlı olan yapay yumurta üretildiğini tespit etti.  Çinli yetkililer, yumurtaların yapımında endüstriyel kimyasallar ve katkı maddelerinin kullanıldığını açıkladı. <span id="more-5845"></span>[reklam_metin]</p>
<p>Kimyasal yumurtalar, gerçeğinin 5&#8242;te 1&#8242;ine mal oluyor. Uzmanlar, yapay yumurtaların kabuğunun kalsiyum karbonattan, içininse sodyum aljinat, şap, jelatin ve yenebilir kalsiyum klorür ile renklendiricilerden yapıldığını belirtti. Yapay yumurta karaciğer, beyin ve sinir sisteminderahatsızlıklara sebep oluyor.</p>
<p>Yapay yumurtaların kabuğunun normalden daha parlak ve sert olduğu, sallayınca içinden ses geldiği uyarısı da yapıldı.<br />
<strong><br />
YAPAY YUMURTAYI BÖYLE YAPIYORLAR</strong></p>
<p>Yumurtanın yapay olanıyla gerçeğini ayırdetmenin 5 yolu şöyle:</p>
<p><strong>1)</strong> Yumurtanın şekli normal değilse<br />
<strong>2)</strong> Yumurta yüzeyi pürüzlü ise<br />
<strong>3)</strong> Kırıldığı zaman yumurta sarısını beyaza bağlayan beyaz zar yoksa<br />
<strong>4)</strong> Kırıldığı zaman yumurta sarısı hızla beyaza karışıyorsa<br />
<strong>5)</strong> Yumurta sarısı koyu renkte ise&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/cinliler-yumurtayida-taklit-etti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözaltı Torbalarından Kurtulun!</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/gozalti-torbalarindan-kurtulun.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/gozalti-torbalarindan-kurtulun.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2011 09:19:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5804</guid>
		<description><![CDATA[Güzelliğin ve yüz ifadesinin en önemli unsurlarından biri olan gözler, yaşın ilerlemesiyle birlikte deforme olabiliyor. Göz kapaklarında düşme ve gözaltı torbaları en güzel gözlere bile gölge düşürüyor ama basit estetikmüdahalelerle yıllara meydan okuyan canlı ve sağlıklı bakışlara sahip olabilirsiniz. Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, göz çevresi estetiği hakkında merak edilenleri anlatıyor…[reklam_metin] Göz çevresi sorunlarının lokal anestezi ile acısız ve çok kısa sürede düzeltilebileceğini ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/4fh.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5813" title="4fh" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/4fh.jpg" alt="" width="220" height="220" /></a>Güzelliğin ve yüz ifadesinin en önemli unsurlarından biri olan gözler, yaşın ilerlemesiyle birlikte deforme olabiliyor. Göz kapaklarında düşme ve gözaltı torbaları en güzel gözlere bile gölge düşürüyor ama basit estetikmüdahalelerle yıllara meydan okuyan canlı ve sağlıklı bakışlara sahip olabilirsiniz. Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, göz çevresi estetiği hakkında merak edilenleri anlatıyor…<span id="more-5804"></span>[reklam_metin]</p>
<p>Göz çevresi sorunlarının lokal anestezi ile acısız ve çok kısa sürede düzeltilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Kışlaoğlu ‘’Göz kapağı yaşlanmaya bağlı olarak ya da kalıtsal nedenlerle çok genç yaşlarda da torbalanabilir. Bazen de göz kapağı derisinde torbalanma olmadan sadece sarkma ya da gevşeme görülebilir. Tüm bunlar kişiyi yorgun ve yaşlı gösterir. Bu durumun estetik görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık haldeki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması kişinin görmesini de engelleyebilir’’ dedi.</p>
<p><strong>Göz Kapağı Ameliyatı Nasıl Yapılır?</strong></p>
<p>‘’Göz kapağı estetiği ameliyatı ya da blefaroplasti, göz kapaklarına uygulanan estetikcerrahi girişimdir. Alt ve üst göz kapaklarından fazla sarkma ve torbalanmaya neden olan deri fazlalıkları çıkarılır ancak çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması gerekir’’ diyen Prof. Kışlaoğlu, operasyon sırasında yapılanları şöyle açıkladı; ‘’Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri alınır ve ayrıca fıtıklaşmış yağ dokusu önündeki zar kuvvetlendirilir. Bu şekilde hem güzel bir görünüm elde edilir hem de kişinin rahat görmesi sağlanmış olur. Göz kapağı estetiği lokal anestezi ile yapılır ancak hastanın talebine göre veya başka işlemler de yapılacaksa genel anestezi altında da yapılabilir. Hastanın mevcut şikâyetlerine göre sadece üst veya alt kapaklar ya da her ikisi de aynı anda ameliyat edilebilir. Ameliyat ortalama 1–1,5saat sürer’’</p>
<p><strong>Operasyon Sonrası İz Kalıyor mu?</strong></p>
<p>Üst göz kapağı için kesi göz kapağının katlanma yerinden yapılır. Üst göz kapağında gizli bir dikiş ve alt göz kapağında kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler vardır. Bu nedenle iz görünmez. Ayrıca göz kapakları insan derisinde en az iz bırakan bölgelerdendir. Ameliyat sonrası ödem oluşumunu önlemek için göz 1 saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine dönebilir. Herhangi bir sargı ya da pansuman söz konusu değildir. Hasta iki gün sonra banyo yapabilir, doğal ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilir. Dört gün sonra üst göz kapağındaki dikiş alınır. Bu süre zarfında hastagüneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir. Bu operasyon tek başına uygulanırken kaş kaldırma ve yüz germe operasyonları ile kombine edilebilir.</p>
<p><strong>Yeni Göz Kapağı Şeklini Ne Kadar Korur?</strong></p>
<p>Genellikle bu operasyonlar iyi sonuç verir ve revizyon (yeniden cerrahi girişim) nadiren gerekli görülür. Göz kapaklarının yeni şekli, yerçekimi dolayısıyla bazen 5–10 yıl bazen de ömür boyu dayanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/gozalti-torbalarindan-kurtulun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyetteki 5 Tehlike</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/diyetteki-5-tehlike.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/diyetteki-5-tehlike.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2011 09:11:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5800</guid>
		<description><![CDATA[1. Başlangıç boyunca meyve, ekmek, tahıl, nişasta içeren sebzeler veyapeynir, krema ve yağ olan günlük besinleri yememelisiniz. [reklam_metin] 2. Özellikle “ karbonhidrat içermediği” ibaresinin özellikle belirtilmediği diyetürünlerinden kaçının. Böyle ürünler, yağ oranı düşük diyetler için uygundur ve karbonhidrat miktarları kontroledilmemiştir. 3. Bir diyetin şekersiz veya yapay tatlandırıcı içermesi sadece yeterli değildir. Ürün üzerindeki etikette, karbonhidrattın içeriği belirtilmelidir ve böylelikle isteğinize göre ürünü satın alırsınız ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/33d.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5815" title="33d" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/33d.jpg" alt="" width="220" height="220" /></a>1.</strong> Başlangıç boyunca meyve, ekmek, tahıl, nişasta içeren sebzeler veyapeynir, krema ve yağ olan günlük besinleri yememelisiniz. <span id="more-5800"></span>[reklam_metin]<br />
<strong>2. </strong>Özellikle “ karbonhidrat içermediği” ibaresinin özellikle belirtilmediği diyetürünlerinden kaçının. Böyle ürünler, yağ oranı düşük diyetler için uygundur ve karbonhidrat miktarları kontroledilmemiştir.<br />
<strong>3. </strong>Bir diyetin şekersiz veya yapay tatlandırıcı içermesi sadece yeterli değildir. Ürün üzerindeki etikette, karbonhidrattın içeriği belirtilmelidir ve böylelikle isteğinize göre ürünü satın alırsınız veya almazsınız.<br />
<strong>4. </strong>Sakız, nefes açıcı naneli pastil, öksürük şurubu ve öksürük pastili gibi ürünlerin yiyecek olduğunu genellikle düşünmezsiniz. Bu ürünlerin çoğu şekerli veya diğer kalorik tatlandırıcıları içerirler. Bunlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.<br />
<strong>5.</strong> Salata çeşiteleri ve meze çeşitleri olarak hazırlanmış yiyecekleri yemekten kaçının. Örneğin; lahana veya ton balığı salatasını bile şekerle hazırlamış olabilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/diyetteki-5-tehlike.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl genç Kalınır</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/nasil-genc-kalinir.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/nasil-genc-kalinir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jul 2011 11:21:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5759</guid>
		<description><![CDATA[Nasıl Genç Kalınır: Kadınlar bu besinlerle sağlıklı bir şekilde genç kalmanın formülünü uygulayacaklar. İşte sizin için genç kalmanın sırları&#8230; Yeşil çay Bu süper çayın yararlarını saymakla bitmez. Yeşil çay kan basıncını düzenlemede yardımcı oluyor, kan şekerini düşürüyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve ayrıca kolestrolü düşüyor. Çalışmalar gösteriyor ki kansere engel olmada yardımcı bir çay. [reklam_metin] Yeşil yapraklılar Örneğin ıspanak, vücut direncini artırmak ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/4f51.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5817" title="4f5" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/4f51.jpg" alt="" width="220" height="220" /></a>Nasıl Genç Kalınır:</p>
<p>Kadınlar bu besinlerle sağlıklı bir şekilde genç kalmanın formülünü uygulayacaklar. İşte sizin için genç kalmanın sırları&#8230;</p>
<p><strong>Yeşil çay</strong></p>
<p>Bu süper çayın yararlarını saymakla bitmez. Yeşil çay kan basıncını düzenlemede yardımcı oluyor, kan şekerini düşürüyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve ayrıca kolestrolü düşüyor. Çalışmalar gösteriyor ki kansere engel olmada yardımcı bir çay.<span id="more-5759"></span></p>
<p>[reklam_metin]</p>
<p>Yeşil yapraklılar</p>
<p>Örneğin ıspanak, vücut direncini artırmak ve hastalıklardan korunmak için en uygun yeşil sebzedir. Diğer yeşil yapraklı sebzeler kara lahana gibi kan damarınızdaki zararı önler. Ve ayrıca bu sebzeler, yüksek kan basıncı, böbrek hastalığı, bunama ve şeker hastalığı riskini azaltır.</p>
<p><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/2011/07/45gw.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5761" title="45gw" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/2011/07/45gw.jpg" alt="" width="220" height="220" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Acı çikolata</p>
<p>Kakao flavinoids olarak adlandırılan antioksidan gruplarındandır. Kan damarını zarardan korumaya yardımcı olur. Yüksek kan basıncı, böbrek hastalığı, bunama ve şeker hastalığı riskini azaltır. Ve ayrıca kakao yaşlanma karşıtı maddeler içerir.</p>
<p><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/2011/07/3der.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5762" title="3der" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/2011/07/3der.jpg" alt="" width="220" height="220" /></a>Soya ürünleri</p>
<p>Balık gibi soyalı ürünler soya kaynağınınen mükemmel besinidir. Soyalı besinlerkalp hastalıkları riskini azaltır ve kan basıncının düşürür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yoğurt</p>
<p>Yoğurt, bağırsak enfeksiyonlarının ve mikrobik organizmaların yükselmesine engel olur ve ayrıca bağışıklık sistemini düzenler.Yaşa bağlı oluşan hastalıkları azaltır ve bağırsak hastalıklarını sağlamada yardımcı olur.</p>
<p>Kırmızı şarap</p>
<p>Bir bardak kırmızı şarap yaşlanma karşıtı polifonil antioksidan ve mineraller içerir.Vücuttaki kolestrolü normal değerlerine indirir, kan pıhtılaşmasını önler ve kan dolaşımı sağlığını korur. Menepoız dönemi boyunca kırmızı şarap kadınlara yarara sağlar, meme kanseri riskini azaltır ve östrojen seviyesini indirir.</p>
<p><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/2011/07/4fds.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5763" title="4fds" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/2011/07/4fds.jpg" alt="" width="220" height="220" /></a>Su</p>
<p>Gün boyunca içtiğiniz su konsantre o güne konsantre olmanızı sağlar veegzersiz yaptıktan sonra içtiğinizde ise extra zindelik oluşturur. Özellikle yazaylarında içmeniz, bu ayda kaybettiğiniz suyu geri almanız açısından önemlidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/nasil-genc-kalinir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Askerlik Düşüyor</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/askerlik-dusuyor.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/askerlik-dusuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jul 2011 11:15:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik düşecek mi]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik düşüyor mu]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik ne zaman düşecek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5755</guid>
		<description><![CDATA[Askerlik Kadın Sitesi Terörle Mücadele için Bu politika yeniden Yapılandırılacak&#8230; Askerlik 3-4 Aya Düşürülecek&#8230; Polis aktif olarak görev alacak. Heronların yetkisi değişecek. Zorunluğu askerliği düşürme sinyali de var. Terörle mücadelede yeni dönem “sivil” kontrolünde olacak. Polis, jandarma, Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri mücadeleyi İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütecek. Askerlik kısalacak, bedelli gündemde&#8230; [reklam_metin] Star gazetesinde yer ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/Askerlik1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5820" title="Askerlik" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/Askerlik1.jpg" alt="" width="343" height="257" /></a>Askerlik <strong>Kadın Sitesi</strong></p>
<p>Terörle Mücadele için Bu politika yeniden Yapılandırılacak&#8230; Askerlik 3-4 Aya Düşürülecek&#8230;</p>
<p>Polis aktif olarak görev alacak. Heronların yetkisi değişecek. Zorunluğu askerliği düşürme sinyali de var.<span id="more-5755"></span></p>
<div>Terörle mücadelede yeni dönem “sivil” kontrolünde olacak. Polis, jandarma, Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri mücadeleyi İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütecek. Askerlik kısalacak, bedelli gündemde&#8230;</div>
<div>[reklam_metin]</div>
<div>Star gazetesinde yer alan habere göre; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı terörle mücadelede yeni dönem; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Kara ve Hava Kuvvetleri’ni de kapsayacak biçimde reorganizasyon şeklinde yürütülecek. Pekçok yapısal reformu içeren dönüşümde, çağın gerisinde kalan mücadele tekniklerinden topyekün vazgeçilmesi dikkat çekiyor.</div>
<div><strong>İç güvenlikte sivil dönem başlıyor</strong></div>
<div>- İç güvenlik tamamen İçişleri Bakanlığı’nın denetiminde ve çatısı altındaki birimler eliyle yürütülecek.</div>
<div>- İçişleri Bakanlığı Emniyet ve Jandarma’yı organize ve uyumlu hareket eden bir yapıya büründürecek.</div>
<div>- Terörle Mücadelede Polis Özel Harekat Timleri’yle (PÖH) birlikte Jandarma Özel Harekat (JÖH) kullanılacak.</div>
<div>- Böylece özel yetiştirilmiş PÖH’ler, bugüne kadar mücadelenin içinde bulunan JÖH’lerin tecrübesiyle birleştirilerek etkinlik artırılacak.</div>
<div>- Kara Kuvvetleri’nin belirleyiciliği nedeniyle yeterince etkin kullanılmayan JÖH’lerden de maksimum düzeyde verim alınacak.</div>
<div>- Jandarma bütün yapılarıyla İçişleri Bakanlığı’na bağlanacak.</div>
<div>- 8 Sınır Güvenliği, Avrupa Birliği perspektifinde sivil bir yapıya kavuşturularak ve Genel Müdürlük seviyesinde, Sınır Güvenliği Genel Müdürlüğü kapsamında ele alınacak.</div>
<div><strong>Sınır karakolları da kalkıyor</strong></div>
<div>- Kaçakçılarla mücadele döneminden kalan karakol sistemi kademeli olarak kaldırılacak.</div>
<div>- Sınırdan sızmalara karşı modern mücadele çerçevesinde elektronik sistemler kullanılacak.</div>
<div>- İnsansız hava aracı Heron konusunda yerli teknoloji devreye sokularak, mevcut Heronların kontrolü Kara Kuvvetleri’nin tasallutundan çıkartılarak Hava Kuvvetleri’ne verilecek.</div>
<div>- Heronlar sızma tespit ettiğinde görevli F-16’lar, Kara Kuvvetleri’nin de içinde bulunduğu prosedür sürecine takılmadan, izin almaksızın maksimum 15 dakikada direkt müdahale edebilecek.</div>
<div>- Sınırda istihdam edilecek profesyonel askerler sadece ihtiyaç durumunda destek alınacak unsurlar olacak.</div>
<div><strong>MİT ve Kamu Güvenliği’ne yetki</strong></div>
<div>- PÖH’lerin hızlı operasyon yapması için terör örgütleriyle ilgili MİT’in elde ettiği anlık bilgiler hızla Emniyete aktarılırken, Heron görüntüleriyle ilgili de yeni bir düzenleme öngörülüyor.</div>
<div>- Denetim ve geriye dönük yargı süreçleri için Heron görüntüleri MİT ve Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’na da anında intikal ettirilecek.</div>
<div>- Görüntülerin 5 yıl arşivlenebilmesi için teknik ekipman temin edilecek.</div>
<div>- Kara Kuvvetleri Komutanlığı hantal yapılarından kurtarılacak. Kara unsurları mobil ve profesyonel bir yapıya kavuşturulacak.</div>
<div>- Deniz ve Hava Kuvvetleri yaklaşık 40’ar binlik mevcutlarıyla profesyonelleşmelerini tamamlama düzeyinde. Bunun mevcudu 400 bine dayanan Kara Kuvvetleri’ne uygulanması sağlanacak.</div>
<div><strong>‘Bedelli’ sinyali ve süre kısalacak</strong></div>
<div>- Kara gücünün kadrolu personel ve er dahil toplam 300 bine indirilmesi öngörülüyor.</div>
<div>- Ulaşımın problem olduğu dönemlerden kalan Trakya, Güneydoğu gibi bölgelerde neredeyse her köyde bulunan birlik düzeni değiştirilecek.</div>
<div>- Modern ordularda olduğu gibi hızlı organize olabilen ordu sistematiği kurulacak.</div>
<div>- Sözleşmeli er yasasıyla kapısı aralanan profesyonel askerlik yaygınlaştırılacak.</div>
<div>- Zorunlu askerlik süreleri zamana yayılarak azaltılacak. Genel seferberlik eğitimi, ve temel askerlik eğitiminin içinde bulunduğu 3-4 aylık kısa eğitim sistemi öngörülüyor.</div>
<div>- Birikmiş asker kaçaklarının bedelli askerlik yoluyla eritilmesi durumunda, buradan gelecek gelir TSK’nın yapısal modernizasyonu için kullanılacak.</div>
<div><strong>Tek elden güvenlikte Kastamonu örneği</strong></div>
<div>Sahil Güvenlik, Emniyet, Jandarma ve Sınır Güvenliği Genel Müdürlüğü’yle birlikte İçişleri Bakanlığı eliyle iç güvenlikteki bütün yetkinin sivil idarede olması sağlanıyor. Tek elden ve uyum içinde işleyen sistem için İçişleri Bakanlığı hassas çalışıyor. Kastamonu’da Başbakan Erdoğan’ın konvoyuna yönelik saldırıda PÖH ve JÖH’lerin organize ve uyumlu çalışması örneği özel olarak inceleniyor. PÖH ve JÖH, saldırı sonrası bölgeyi ablukaya almış, lojistik kaynak alanları kesilmiş ve PKK’lılardan bazıları ölü, bazıları ise sağ olarak ele geçirilmişti.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/askerlik-dusuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Banu Güven NTV&#8217;den neden ayrıldığını anlattı</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/banu-guven-ntvden-neden-ayrildigini-anlatti.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/banu-guven-ntvden-neden-ayrildigini-anlatti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 12:14:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[banu güven]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5749</guid>
		<description><![CDATA[Banu Güven NTV&#8217;den neden ayrıldığını anlattıBanu Güven NTV&#8217;den neden ayrıldığını anlattı Seçimden önce Leyla Zana&#8217;yla yapmayı planladığı söyleşinin krize dönüştüğünü açıklayan Banu Güven NTV&#8217;den ayrılış sürecini Taraf&#8217;a anlattı: Seke seke giderken &#8216;çat&#8217; diye duvara çarptım ben.. [reklam_metin] Banu Güven geçen hafta –dile kolay– 14 yıldır çalıştığı NTV&#8217;den ayrıldı. Ama nasıl ayrıldı? İpler aslında ne zaman kopmuştu, talep kimden, ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/Banu-Güven.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5773" title="Banu-Güven" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/Banu-Güven.jpg" alt="" width="490" height="250" /></a>Banu Güven NTV&#8217;den neden ayrıldığını anlattı<strong>Banu Güven</strong> NTV&#8217;den neden ayrıldığını anlattı</p>
<p id="divAdnetKeyword2"><strong>Seçimden önce Leyla Zana&#8217;yla yapmayı planladığı söyleşinin krize dönüştüğünü açıklayan Banu Güven NTV&#8217;den ayrılış sürecini Taraf&#8217;a anlattı: Seke seke giderken &#8216;çat&#8217; diye duvara çarptım ben..</strong></p>
<p><span id="more-5749"></span></p>
<p>[reklam_metin]</p>
<p><strong>Banu Güven geçen hafta –dile kolay– 14 yıldır çalıştığı NTV&#8217;den ayrıldı. Ama nasıl ayrıldı? İpler aslında ne zaman kopmuştu, talep kimden, neden gelmişti? Asıl önemlisi, gazeteciyle işvereni arasındaki buolay genel siyasi iklimle ne kadar alakalı ne kadar alakasızdı? Güven, Türkiye&#8217;de hem medyadünyasını hem de politik atmosferi yorumlarken ihtiyacımız olan bu soruların yanıtlarını aşağıdaki satırlarda kendi perpektifinden aktardı.</strong></p>
<p><strong>İYİ VERİLEN BİR SINAV DEĞİL BU<br />
14 yıldır çalıştığınız NTV&#8217;den geçen hafta ayrılmak zorunda kaldınız. Nasıl bu noktaya geldiniz?</strong><br />
<strong>Türkiye&#8217;de birçok medya kuruluşunun uzun zamandır netameli konulardaki haberleri tartarak değerlendirdikleri bir sır değil. Muhabirlerin yıllardır fırça yemekten korktukları da bir sır değil.Ankara&#8217;da herkesin anlatabileceği iyi hikâyeleri var. Unutmamak gerekli, bir dönem sadece başbakanlıkta değil genelkurmayda da akreditasyon krizleri yaşandı. Bunlara medya nasıl yaklaştı? İyi verilen bir sınav değildi bence bu. Bunların içinde biz gene de benim çalıştığım kurumda işimizi yaptık. NTV yayın politikası olarak nesnellik konusunda azami gayret göstermiştir, gazetecinin eleştirel olması gerekir, bunun için de alan sağlamış bir yerdir. Ben de son yayın döneminde, en çok keyif aldığım dönemlerden birini yaşadım aslında. Zaman zaman ana akım medyanın gündeminde çok üst sıralarda yer almayacak konuları ya da kimsenin dokunmadığı alanları konuştuk. Her şeye rağmen, bu basınca rağmen bunların yapılabiliyor olması bende iyimserlik yaratıyordu.</strong></p>
<p><strong>ÇOK BÜYÜK HATALAR YAPILDI<br />
Nasıl dağıldı bu iyimser hava?</strong><br />
<strong>Seçim öncesinde öyle bir yere gelindi ki&#8230; Çok büyük hatalar yapıldı bence. Hükümet tarafından herhalde açıkça söylenmiş olması gerekiyor ki bizim yapacağımız işin sınırı belirlendi. Tartışma programları seçimden birkaç hafta önce kalktı. Neden biz daha fazla konuşmuyoruz gibi sitemlerle üzerinize gelindiği noktada dükkanın o bölümünü kapatmak gibi bir hareket oluyor ki problem çıkmasın. Ben devam ettim bu arada. Genel Yayın Yönetmeni&#8217;miz Ömer Özgüner&#8217;le çok yakın çalıştık. Kimselerin dokunmak istemediği bir çok konuda onun desteğini görmekten çok mutlu oldum. Ama seçim öncesinde bu gerilimli hattı geçince, basıncı ben de daha fazla hisseder oldum, herkes gibi&#8230; Son yaptığım yayınlardan Vedat Türkali, birtakım çevrelerden gelen tepkiler sebebiyle kanal içinde tartışma konusu oldu. Aslında söylediklerinin çoğunun Cengiz Çandar&#8217;ın kaleme aldığı TESEVraporunda hükümetin demokratik açılımına dair haritada birebir bulunduğunu görüyorsunuz. Tabu olmaktan çıkmış bir konuydu bu.</strong></p>
<p><strong>GAZETECİLİK HAYATIMIN EN ZOR GÜNLERİNDEN BİRİYDİ<br />
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç bile &#8216;Öcalan bir aktör&#8217; dedi&#8230;</strong><br />
<strong>Evet&#8230; Biz bütün bunların gerisinde kalmış olduk aslında. Bu ironik ve acı bir durum benim için. Sonra pazartesi günkü konuğum için heyecan duyuyorduk Ömer&#8217;le (Özgüner) beraber. Leyla Zana gelecekti. Ama sonra böyle bir röportajın da içine sokulduğumuz sınırların dışında kaldığını öğrendim. O iyimserlikle devam ederken, seke seke giderken, çat diye duvara çarptm ben.. Biz, hep beraber&#8230; Çarptık bence&#8230; Neyse&#8230; Bunu kabullenemedim tabii. Çözmeye çalıştım. Gazetecilik hayatımın en zor günlerinden biriydi. Sonuçta dendi ki: &#8220;Ha-yır, o-la-ma-yacak.&#8221;</strong></p>
<p><strong>Kim olursa olsun, seçim öncesinde son haftaya girerken, çok kısıtlı tuttuğu söyleşi programına dahil ettiyse ve ona göre hareket ediyorsa ve bu iptal oluyorsa; bu çok utanılacak bir durumdur. Kim olursa olsun&#8230; Leyla Zana olması iki kat önemli kılıyor. Çünkü onun ismi, yaşadıkları, hapiste geçen 10 yılın ne için olduğu ortada. İfade özgürlüğü konusunda yaşanan büyük skandal&#8230; Bütün bunların üzerine, bu kadar yıl sonra anaakım medyaya konuşmaya karar vermiş bir insana bu haksızlığı yapıyor konumuna düşmek de canımı hâlâ çok yakıyor. Hakikaten çok yakıyor.</strong></p>
<p><strong>Leyla Zana nasıl karşıladı bu durumu?</strong><br />
<strong>Çok soğukkanlı davrandı. &#8220;Biz neler gördük&#8221; dedi.</strong></p>
<p><strong>Bu kriz üzerine sizin programınız tatile çıkarıldı&#8230;</strong><br />
<strong>Bu krizle beraber benim açımdan denizin bittiği netleşti. Hiçbirşey olmamış gibi yaparak yayına çıkamazdım. Ben &#8220;Madem öyle, rica ediyorum erken tatil olabilir mi&#8221; dedim. Sonrasında &#8220;Nasıl devam edebiliriz, konuşalım&#8221; dedik. Ama seçim sonrasında da bir değişiklik olmadı. Önceden çıkaramadığım konuğu o zaman çıkarabileceğim söylenmedi. Tam tersi. Önümüzdeki yayın dönemi için de olmayacağını anladım.</strong></p>
<p><strong>NTV çizgisinde ciddi değişiklikler olacağı söyleniyor&#8230;</strong><br />
<strong>Bu formattaki programlar dışında daha çok haber bülteni veren bir NTV düşünülüyor. Benim gördüğüm daha farklı kimlikte bir kanala gidilmiş olduğu. Dolayısıyla ben o koşullara, o alana önümüzdeki dönemde de sahip olmayacaktım.</strong></p>
<p><strong>Peki Leyla Zana&#8217;nın programa çıkarılmaması nasıl açıklanıyor? Sonuçta milletin vekili olmak için meşru şekilde adaylığını koymuş bir insan&#8230;<br />
Ve seçim öncesinde AK Parti&#8217;nin oylarının azalmasına sebep olacak bir insan&#8230;</strong></p>
<p><strong>OTOSANSÜR ÇOK TEHLİKELİ BİR ŞEY<br />
AK Parti&#8217;nin oyları hesap edilerek mi yapılıyor NTV&#8217;de programlar?</strong><br />
<strong>Seçim öncesinde NTV şu partiyi, bu partiyi kollayayım diye bir şey demiyor tabii. Burada sorun 15 yıldır bir marka, bir güvenilirlik oluşturmuş, bunun için kavga etmiş bir kanal artık niye bu noktaya geliyor? Bu sorunun cevabını, rica, talep, uyarı tehdit, neyse bunu dolaylı ya da doğrudan yapanlar; bunun sonucunda oto sansürü devreye sokanlar –aslında oto sansür hep vardır memlekette de– oto sansürün güçlenmesine katkıda bulunanlar ve bunun sonucunu yaşayanların oturup düşünmesi lazım. Otosansür çok tehlikeli bir şey; biri beşle de çarpabilir. Bu konuştuğumuz tablo NTV özelinde yaşanan bir hikaye. Hemen her yerde, bir otokontrol mekanizması var. Bununla beraber, Karayılan röportajları da var. Ama Ertuğrul Mavioğlu yargılanıyor. Ama böyle şeyler de yapılabiliyor.</strong></p>
<p><strong>Otosansür dediğimiz şey bir yandan baskıyla, gerçeklikle ilgili ama bir yandan da medya sahibinin durumu algılamasıyla ilgili&#8230;Sizce NTV&#8217;de hangisi daha etkili?</strong><br />
<strong>Gerçekte neler olduğunu bilmeden bir yorum yapmak istemem ama bir ölçüde kişisel değerlendirmelerin sonuçlarını da yaşıyor olabiliriz. Söylediğinizde bir doğruluk payı olabilir. Cevabını bir gün doğrudan sorarak alabilirim.</strong></p>
<p><strong>Hükümetin somut baskısına dair bir duyumunuz oldu mu?</strong><br />
<strong>Hayır, hayır genel geçer sizin benim duyduğumuz şeyler&#8230; Ama fazla zaman geçmedi üzerinden; en büyük medya kuruluşuna büyük cezalar kesildi. Bu, bir çok yayın kuruluşu sahibinin yoğurdu üfleyerek yemesine neden oldu. Özellikle de başka alanlarda faaliyeti olanların&#8230;</strong></p>
<p><strong>Sizce medya sahiplerinin başka alanlarda da yatırımlarının olması, tüm bu tartıştığımız meselelerin düğümlendiği nokta olabilir mi?</strong><br />
<strong>Söylediğiniz kesinlikle geçerli bir argüman. Dünyanın her yerinde tartışılan bir konu zaten.</strong></p>
<p><strong>On yıl öncesine göre bazı konularda da medya özgürleşti aslında&#8230;</strong><br />
<strong>Evet, evet. Ama şunu da unutmamak lazım: Biz hep Kürt meselesi üzerinden gidiyoruz. Çevre ya da benzer konularda haber yapıldığında da acayip bazı hassasiyetlerle karşılaşılmıyor mu? Bu Kürt meselesi yakın tarihte görülmemiş bir cesaretle çözümlenmiş olabilir. Bu ancak alkışlanır. Ama bunun ardından ben gene demokrasinin bütünsel bir şey olduğunu söyleyeceğim.</strong></p>
<p><strong>İNSANLAR DAHA BAĞIMSIZ ŞEYLER YAPMAYA ÇALIŞACAK<br />
Medyanın gidişatı nereye doğru sizce?</strong><br />
<strong>Başka mecralar oluşacak. İnsanlar daha bağımsız şeyler yapmaya çalışacaklar bence. Koskoca birİran&#8217;da cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra ajansların çalışması engellendi de habersiz mi kaldık biz? Yani gazetecilik yapmak yalnızca birileriyle karşılıklı konuşmak değil. En azından sosyal paylaşım ağlarımız var. İki cümle bile bize bir haber verir. Bu taraftan bakarsak iyimser olabiliriz belki ama medya kuruluşları açısından durum pek iyimserlik verici değil. Bağımsız medyanın büyümesini, yerel medyanın güçlenmesini çok temenni ediyorum. Bakalım bundan sonra ne olacak? &#8220;Bize ayrılan sürenin sonuna geldik&#8221;&#8230; Bugünlerde beni arayanlara telefonu açar açmaz böyle diyorum.</strong></p>
<p><strong>Bence &#8220;Sizi izlemeye devam edeceğiz&#8221;. Bundan sonra ne yapmayı planlıyorsunuz?</strong><br />
<strong>Kararlıyım öyle ya da böyle devam edeceğim. Bu olan biten, bende şunun haberini yapmak isterdim bu kişiyle röportaj yapmak isterdim duygusunu eksiltmedi.</strong></p>
<p><strong>Aksine kamçılandınız?</strong><br />
<strong>Evet. Bunu nasıl yapacağıma dair birtakım planlarım da var.</strong></p>
<p><strong>Ne gibi?</strong><br />
<strong>Net değil hâlâ ama&#8230; Tek mecra bizim anaakım medya olarak tanımladığımız basın, televizyon değil&#8230; Şimdilik bu kadarını söyleyeyim.</strong></p>
<p><strong>BAĞIMSIZ OLMAK İSTİYORUM<br />
Nasıl hissediyorsunuz kendinizi?</strong><br />
<strong>Öncelikle kişisel bir mağduriyet hikayesi değil bu. İnsanlar &#8216;Ne olacak şimdi&#8217; diye düşünüyor. Ben telaş içinde değilim, huzursuzluk içinde değilim. Bağımsız olmak istiyorum. Gazeteciliğin kendi sınırlarından gayrı başka sınırlar içine girmemek arzusuyla alakalı bir şey bu. Tek inandığım şey bu..</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/banu-guven-ntvden-neden-ayrildigini-anlatti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aziz Yıldırım&#039;ın Eşi şokta</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/aziz-yildirimin-esi-sokta.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/aziz-yildirimin-esi-sokta.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 12:09:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aziz yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[gonca yıldırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5746</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Sakinleştirici ile ayakta duruyor &#160; Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım&#8217;ın henüz iki aylık eşi, kocasının hapse girmesine dayanamadı. Yakınları &#8220;Gonca ancak sakinleştiriciyle ayakta duruyor&#8221; diyor [reklam_metin] TADINI ÇIKARAMADIÇiçeği burnunda gelinin zor günleri&#8230; Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, çetecilik ve şike suçlamasıyla sorgulanıp tutuklanarak cezaevine gönderilince, yeni evliliğinin ve cicim aylarının da tadını çıkaramadı. Yıldırım&#8217;ın iki ay önce evlendiği eşi Gonca ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p id="divAdnetKeyword"><strong><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/456f.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-5776" title="456f" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/456f.jpeg" alt="" width="200" height="233" /></a>Sakinleştirici ile ayakta duruyor</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p id="divAdnetKeyword2"><strong>Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım&#8217;ın henüz iki aylık eşi, kocasının hapse girmesine dayanamadı. Yakınları &#8220;Gonca ancak sakinleştiriciyle ayakta duruyor&#8221; diyor</strong></p>
<p>[reklam_metin]</p>
<p><strong>TADINI ÇIKARAMADIÇiçeği burnunda gelinin zor günleri&#8230;</strong></p>
<p><strong>Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, çetecilik ve şike suçlamasıyla sorgulanıp tutuklanarak cezaevine gönderilince, yeni evliliğinin ve cicim aylarının da tadını çıkaramadı. Yıldırım&#8217;ın iki ay önce evlendiği eşi Gonca Hanım da şokta! Yakınları, Gonca Hanım&#8217;ın sakinleştiricilerle ayakta durabildiğini söylüyor.HAMİLE DEĞİLMİŞÇiftle ilgili bir iddia da, çocuk bekledikleri yönündeydi.</strong></p>
<p><strong>İki evli kızı olan Aziz Başkan&#8217;ın tekrar baba olmak isteyip istemeyeceği şüpheliydi ama 38 yaşındaki Gonca Yıldırım&#8217;ın anneliği istediği düşünülüyordu.</strong></p>
<p><strong>Ancak Gonca Hanım, bu dedikoduları da yalanlayarak, yakınları aracılığıyla hamile olmadığını açıkladı</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/aziz-yildirimin-esi-sokta.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutfak ipuçları</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/mutfak-ipuclari.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/mutfak-ipuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jun 2011 16:45:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5741</guid>
		<description><![CDATA[Mutfak ipuçları Mutfakta işinizi kolaylaştıracak basit tedbirle daha lezzetli sofralar kurmak için zaman kazanın. [reklam_metin] Bir yumurtanın taze olup olmadığını soğuk ve tuzlu suyla dolu bir kaba koyarak anlayabilirsiniz. Eğer batarsa tazedir, su yüzüne yükseliyorsa atın gitsin. Patateslerin budaklanmasını önlemek istiyorsanız, onarlı muhafaza ettiğiniz yerde aralarına bir tane de elma atın. Sarımsak dişerlini 15 saniye mikrodalga ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/mutfak-ipuclarii.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-5778" title="mutfak-ipuclarii" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/mutfak-ipuclarii.jpeg" alt="" width="355" height="531" /></a>Mutfak ipuçları</strong></p>
<p><strong>Mutfakta işinizi kolaylaştıracak basit tedbirle daha lezzetli sofralar kurmak için zaman kazanın.<span id="more-5741"></span></strong></p>
<p><strong>[reklam_metin]</strong></p>
<ol>
<li><strong>Bir yumurtanın taze olup olmadığını soğuk ve tuzlu suyla dolu bir kaba koyarak anlayabilirsiniz. Eğer batarsa tazedir, su yüzüne yükseliyorsa atın gitsin.</strong></li>
<li><strong>Patateslerin budaklanmasını önlemek istiyorsanız, onarlı muhafaza ettiğiniz yerde aralarına bir tane de elma atın.</strong></li>
<li><strong>Sarımsak dişerlini 15 saniye mikrodalga fırında tutarsanız, çıkardığınızda kabukları kendiliğinden soyulacaktır.</strong></li>
<li><strong>Kabuklarının çatlamasını önlemek için yumurtları kaynatacağınız suya tuz eklemeyi unutmayın.</strong></li>
<li><strong>Dana etini kızarttıktan sonra küçük parçalara ayırmak için pasta bıçağı kullanabilirsiniz.</strong></li>
<li><strong>Taze limonun suyundan azami şekilde faydalanmak için öncelikle oda ısınsa gelmesini bekleyin ve sonra da sıkmadan önce avucunuzla mutfak tezgahı üzerinde ezin.</strong></li>
<li><strong>Kerevizi buzdolabına kaldırırken alimiyum folyo içine sararsanız haftalarca bozulmadan muhafaza edebilirsiniz.</strong></li>
<li><strong>Eti keserken hafifçe donmuş olması çok daha ince dilimler elde edebilmenize yarar.</strong></li>
<li><strong>Avokado ve muzları olgunlaştımak için onları bir elmayla birlikte 2-3 günlüğüne kağıt keseye hapsedin.</strong></li>
<li><strong>Katılaşmış kahverengi şekeri tekrar yumuşatmak için bir dilim ekmek yeterli olacaktır.</strong></li>
<li><strong>Mısırlarınızı koçanı ile kaynatırken, suya bir tutam şeker atarsanız doğal tatlığı yoğunlaşacaktır.</strong></li>
<li><strong>Şişede kalan şarabı hemen atmayın, buz kalıbına koyarak dondurabilir ve sonra güveç ve sos malzemesi olarak kullanabilirsiniz.</strong></li>
<li><strong>Eğer kavanozu açmakta zorlanıyorsanız, elinize lateks bulaşık eldivenlerini geçirin ve tekrar deneyin. Kaymayı tamamen önlediği için işinizi kolaylaştıracaktır.</strong></li>
<li><strong>Patates parmaklarınızdaki yiyecek lekelerini çıkarır; çiğ olarak dilimleyip lekelerin üzerine sürmeniz ve sonra da durulamanız yeterli.</strong></li>
<li><strong>Soğanları son devirde çalışan bir vantilatör karşısında keserseniz gözleriniz yaşarmayacaktır.</strong></li>
<li><strong>Çorbanız çok tuzlu olursa, paniklemeyin! Hali hazırda kaynamakta olan çorbanın içerisine çiğ patates dilimleri atın ve pişerken çektikleri tüm tuzla birlikte çöpe atın, kurtuldunuz!</strong></li>
<li><strong>Kötü kokan bir bulaşık süngerini hemen kaldırıp atacağınıza, bulaşık makinesine koyarsanız hem kötü kokudan kurtulur hem de üzerindeki bakterilerin ölmesini sağlarsınız.</strong></li>
<li><strong>Kereviz yapraklarını kurutun ve saklayın; daha sonra katacağınız çorba ve salatalara ekstra lezzet katacaktır.</strong></li>
<li><strong>Sütün ömrünü uzatmak için bir tutam tuz katmanız yeterli, tuz bakteri üretimini yavaşlamasına sebep olur.</strong></li>
<li><strong>Kahverengi şeker buzdolabında sertleşmez.</strong></li>
<li><strong>Bir çay kaşığı soğuk su yumurtanın miktarını çoğaltırken, beyazını çırpmanızı da hızlandıracaktır.</strong></li>
<li><strong>Saklama kabına koyacağınız yarım elma ile kekinizin taze kalmasını sağlayacaksınız.</strong></li>
</ol>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/mutfak-ipuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bulaşık ve çamaşır makineleriniz sizi zehirleyebilir!</title>
		<link>http://www.kadin-sitesi.com/bulasik-ve-camasir-makineleriniz-sizi-zehirleyebilir.html</link>
		<comments>http://www.kadin-sitesi.com/bulasik-ve-camasir-makineleriniz-sizi-zehirleyebilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jun 2011 16:33:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-sitesi.com/?p=5737</guid>
		<description><![CDATA[Bulaşık ve çamaşır makineleriniz sizi zehirleyebilir! Elektrikli ev eşyalarının sağlığa zararlı küf mantarları için çok uygun ortamlar olduğu uyarısında bulunuldu. &#8220;Fungal Biology&#8221; dergisinde yayımlanan araştırma, sıcak ve nemli ortamları nedeniyle bulaşık ve çamaşır makinelerinin, su ısıtıcılarının, kullanıcılarını zehirleyebileceğini gösterdi. [reklam_metin] Bazı küf mantarlarının 60-80 derece gibi yüksek sıcaklıklara, deterjan gibi kimyasal ürünlere direnç gösterebildiğini belirten bilim adamları, her kıtadan, farklı 101 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/342.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-5771" title="342" src="http://www.kadin-sitesi.com/wp-content/uploads/342.jpeg" alt="" width="355" height="341" /></a>Bulaşık ve çamaşır makineleriniz sizi zehirleyebilir!</p>
<p id="divAdnetKeyword2"><strong>Elektrikli ev eşyalarının sağlığa zararlı küf mantarları için çok uygun ortamlar olduğu uyarısında bulunuldu.</strong></p>
<p><strong>&#8220;Fungal Biology&#8221; dergisinde yayımlanan araştırma, sıcak ve nemli ortamları nedeniyle bulaşık ve çamaşır makinelerinin, su ısıtıcılarının, kullanıcılarını zehirleyebileceğini gösterdi.</strong></p>
<p>[reklam_metin]</p>
<p><strong>Bazı küf mantarlarının 60-80 derece gibi yüksek sıcaklıklara, deterjan gibi kimyasal ürünlere direnç gösterebildiğini belirten bilim adamları, her kıtadan, farklı 101 kentteki bulaşık makinelerinden alınan örnekleri inceledi.</strong></p>
<p><strong>Bu makinelerin yüzde 62’sinin kapağının mantar küflerini, bunlardan yüzde 56’sının da hastalığa yol açabilen &#8220;exophiala dermatitidis&#8221; ve &#8220;exophiala phaeomuriformis&#8221; türü, ısıya, kimyasal maddelere ve asitlere dirençli mantarları barındırdığı görüldü.</strong></p>
<p><strong>Bilim adamları, söz konusu mantarların bu ortamlarda barınmasının, bu organizmaların evrim geçirmeye başladığı anlamına geldiğini ve ilerde sağlığı tehdit edebileceğini vurguladı.</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin-sitesi.com/bulasik-ve-camasir-makineleriniz-sizi-zehirleyebilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

